Ebegümeci
29 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Şifalı Bitkiler
Ebegümeci (Malva Vulgaris), çit, yol ve eski dvar kıyılarnda, harabelklerde, ama yalnızca insanların yaşadıkları yerlerin çok yakınlarında yetişir.
Büyük yapraklı ebegümeci (Malva Grandfolia) ve öteki değişik cinsleri (Malva Sp.) genellikle çiçek ve sebze bahçelerinde yetişir. Anadolu’ da 8 Malva türü yetişmekte olup, bunların çiçek ve yaprakları bir ayrım yapılmaksızın “Ebegümeci” olarak Devamını oku
Güneşlenme sonrası bakım
29 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Sağlık Haberleri
Yıllar içinde güneşle ilgli farklı yaklşımlara tanık olduk. Örneğin 50’li yıllarda bronz ten, sağlıklı olmanın göstergesi kabul edilirdi. 
Oysa bugün biliyoruz ki bronzlaşma, derinin UV ışınlarından korunmak için melanin denilen pigmenti daha fazla üretmesiyle oluşur. Ayrıca günümüzde yapılan araştırmalar gösteriyor ki, cilt kanseri ve kırışıklık oluşumu kişinin güneşe maruz kalmasıyla bağlantılı olarak gelişmekte. Her yaşta güneşten korunmak, güneş ışınlarının erken ve geç dönem zararlı etkilerini engeller. Yaşam boyu aldığımız toplam güneş ışınının çoğunluğunu yaşamın ilk 20 yılında depolarız. Devamını oku
Koşmak kilo kaybettirmiyor
28 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Diyet İle Fitness
La Stampa gazetesinde çıkan habere göre fazla kilolardan kurtulmak için koşmanın pek de işe yaramıyor.
İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre, birçok ünlüyü antrenörlük yapan Londralı Greg Brookes, koşmanın kilo vermeyi sağladığının sadece eski ve yanlış bir inanıştan ibaret olduğunu iddia etti.
Birçok kişinin başlarda kilo verdiğini söyleyen Brookes, “Koştukça kendini bir sonraki koşuya hazırlayan vücut, daha fazla yağ depolama eğilimi gösteriyor” dedi. Sadece koşarak kilo vermenin mümkün olmadığını ifade eden Brookes, olağanüstü bir mekanizma olarak nitelendirdiği vücudun kendini her koşula adapte edebildiğini de vurguladı.
Brookes, “Koşmak için ne kadar çok zaman harcarsanız o kadar iyi bir kondisyona sahip olursunuz. Bu nedenle daha az enerji kullanır ve daha az kalori yakarsınız” açıklamasında bulundu.
Masaj bebekleri büyütüyor
28 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Çoçuk & Bebek Sağlığı
Bebeklerde düzenli ve sağlıklı yapılan masajın kilo artışı ve boy uzamasını sağladığı bildirildi.
Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Rahmi Örs, yaptığı açıklamada, bebeğe ilk masaj uygulamasının doğumdan 15 gün sonra başlaması gerektiğini söyledi.
Masajın bebeğe nitelikli, programlı dokunma olduğunu ifade eden Örs, sistemli bir şekilde yapılmasının ise çok önemli olduğunu belirtti.
Masajın anne ve bebek arasındaki dokunma duygusunu, duygusal bağı geliştirdiğini ifade eden Örs, “Dokunma yoluyla bebeğin vücudunda bir takım hormonların salınımı artar” dedi. Devamını oku
Depresyona karşı diyet!
25 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Ruhsal Sağlık
Depresyona karşı vejetaryen diyet!
İnsan yaşamını olumsuz etkileyen depresyona karşı çözüm yolları arayan bilim adamları, sebze ağırlı beslenmenin ruh sağlığına da iyi geldiğini ortaya koydu.

İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre, Tokyo’daki Ulusal Sağlık Merkezi’nce yapılan bir araştırma, sebzeler açısından zengin bir diyetin depresyona karşı koruyucu olduğunu gösterdi.
Araştırma sonuçları, meyve, sebze, mantar ve soya ürünleri açısından zengin bir diyet izlemenin, depresyon belirtilerinin azalmasında da etkili olduğunu ortaya koydu. Devamını oku
Geciktiricili prezervatif içlerinde en popüleri
24 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Cinsel Sağlık
Geciktiricili prezervatif içlerinde en popüleri
Türkiye’nin ilk ve tek online prezervatif satış sitesi prezervatifal.com’a göre, en çok satılan prezervatif çeşidi “geciktiricili” olanlar. Bu da erken boşalma probleminin yaygınlığını gösteriyor.

Netpa pazarlama kurucu ortağı Çağatay Işık, Türkiye’deki en genç girişimcilerden biri. Sinkov Şirketinin yeni bir girişimi olan Netpa marketing şuanda internet üzerinden pazarlama ağını başlatmış durumda ve şuanda Türkiye’nin ilk ve tek sadece Prezervatife odaklı sitesi.
Bu alanın önü çok açık. Dünyada çok oturmuş bir sektör olan “sadece tek ürüne odaklı internet siteleri” Türkiye için hala çok yeni bir alan.
Bunun yanı sıra Prezervatifal.com sitesi üyeleri arasında çok enteresan istatistik çalışmaları yapıyor. En son yapılan araştırma daha önce Hollanda’nın “Türkler yatakta kaldı” araştırmasını destekler nitelikte. Satışlara bakıldığında ençok satılan prezervatifin “geciktiricili prezervatif” olduğu görünüyor.
Prezervatifal.com’un 4000 üyesinin prezervatif alma alışkanlıkları incelendiğinde %25 oranıyla “geciktiricili prezervatif” ilk sırada yer alıyor.
Hollanda Utrecht Üniversitesi Türkiye, İspanya, Hollanda, Amerika ve İngiltere’den yüzlerce erkeğin katılımıyla ‘yatak performansı’ araştırması yapmıştı. Alınan sonuçlara göre; İngiliz erkekleri ortalama 10, Amerikalılar 8, Hollandalılar 6.5, İspanyollar 4.9, Türkler ise 4.4 dakika sevişiyor.
Türkiye’nin ilk ve tek online prezervatif satış sitesi prezervatifal.com’un verileri istatistiği doğruluyor. Prezervatial.com’un kurucu ortağı Çağatay Işık’tan alınan bilgiye göre; Türk erkeği erken boşalma problemini “geciktiricili” prezervatif ile çözüyor. Sitede toplam 22 çeşit prezervatif satılırken sadece “geciktiricili prezervatif” tüm satıştan %25 paya sahip. Geriye kalan 21 çeşit %75 i paylaşıyor. Buradan da geciktirici prezervatifin, diğer herhangi bir çeşidin ortalama 8 katı satıldığı görülüyor.
Eczane ya da marketten prezervatif alırken yaşanan komik olaylar sitenin kurulmadan önce 20 eczanede yaptığı “utanma” hissiyatına yönelik araştırmaya göre, en çok aşağıdaki durumlar ortaya çıkıyor:
1. Prezervatifi eczaneden alırken “bir arkadaşa lazım da” gibi bahaneler üretme zahmeti
2. Ya da yalandan telefonunuzu çaldırıp “Alo? ha evet abi, prezervatif mi? Tamam alıyorum” gibi senaryolar yazmak
3. Kararlı insan taklidi yapmaya çalışmak
4. Kendinizi hızlı davranmak zorunda hissetmek
5. Prezervatif aldığınız belli olmasın diye yanında gereksiz başka şeyler de almış olarak bulmak
6. Daha da kötüsü, komple utanıp, prezervatif alamamış olabilmek, ama eczacıya da belli etmemek için sinek ilacı almış olabilmek (inanın partneriniz bu durumdan hiç hoşnut kalmayacaktır)
7. Konuşmalarınızda prezervatif kelimesi geçmemesi için ilginç takma isimler kullanmak ve karşınızdakinin anlamaması durumunda komik duruma düşebilmek (kaput, kılıf vb gibi)
8. Yüksek sesle prezervatif dememek için yalandan başka sorular sorup o sırada gözlerinizle prezervatiflerin yerini bulmaya çalışmak
9. Eczaneye girecek cesareti toplamak için mağazanın önünde vakit kaybetmek
10. Eczacının karşı cinsten olması durumunda sıkıntıya girmek
11. En önemlisi de hemcins bir eczacının sahip olduğu, tenha ve evinize uzak bir eczane aramaya gerek duymak
Havuzlardaki tehlike
24 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Genel Sağlık
Havuzdan hastalık kapmayın
Her yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte havuz ve deniz kullanımı da artıyor. Özellikle son yıllarda tatil yapmaya fırsat bulamayanlar soluğu en yakın havuzlarda alıyor.

Havuzların kalabalık gruplar halinde kullanımı, hijyen ve denetim şartlarının yetersizliğinin hastalıkların artışında önemli etken olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayşe Sokullu ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko havuzlardan bulaşabilecek hastalıklar ile ilgili önemli bilgiler verdi.
Yaz aylarının vazgeçilmez eğlencesi havuzların dikkat edilmediğinde bir çok hastalığa neden olabileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Elif Hakko “Klor ve benzeri dezenfektanlar ile dezenfekte edilmiş havuz suyunda eğer yeterince dezenfeksiyon sağlanamamışsa veya suyun değişimi ve filtrelendirilmesi yetersizse bir çok enfeksiyona sebep olabilir. Devamını oku
Büyük kalçalardaki tehlike
23 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Kadın Sağlığı
Büyük kalcalardaki tehlike
Bu durumdan, daha geniş kalçalar ve daha dar gövdeye sahip kadınların, elma biçiminde vücuda sahip (kalın bel ve geniş omuzlar) kadınlara göre daha fazla etkileniyorlar…
Yapılan araştırma sonucunda armut biçimli vücuda sahip kadınların ilerleyen yaşlarda zihinsel sorunlar ve hafıza kaybı yaşama riskinin daha yüksek olduğu ortaya çıktı.
Bilim adamları, yaşları 65 ile 79 arasında olan 9 bin kadın arasında yapılan araştırmayla vücut şekli, kilo ve beyin fonksiyonu arasında bir bağlantı olduğunu keşfetti.
Araştırmaya katılan tüm kadınların sağlıklı olduğu, fakat vücutlarına bağlı olarak birtakım farklılıklar olduğu ortaya çıktı. Devamını oku
Yaz beslenmesi için 10 öneri
22 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Diyet İle Fitness
Yaz beslenmesi için 10 öneri
Yaz mevsiminde hava sıcaklıklarındaki yükseliş ve beslenme alışkanlıklarındaki değişimlerle birlikte; yüksek tansiyon, kalp yetmezliği ve koroner kalp hastalıklarında artış gözlenmektedir. Ayrıca sıcak havalarda terleme ile ortaya çıkan su ve mineral kaybı sonucu; baş dönmesi, bayılma hissi ve bulantı gibi sağlık problemleri de görülebilir.
Kapalı vajina cinselliğe engelmi?
22 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Cinsel Sağlık
Kapalı vajina cinselliğe engel değil
Genç kızların baba evine bile gönderilmesine yol açan “kapalı vajina” sorunundan artık kurtulmak mümkün.

Anne karnındaki kız bebeğin embriyonik gelişimi sırasında oluşmayan ve geçmişte evlendirilen genç kızların baba evine bile gönderilmesine ya da “koca karı yöntemi” diye tabir edilen ilaçlar ya da muskalarla çözüm bulunmaya çalışılan “kapalı vajina” sorununun artık küçük bir cerrahi operasyonla kabus olmaktan çıktığı bildirildi.
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turan Çetin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kadınlık organlarının, çoğunlukla doğuştan gelen ve nedeni henüz belli olmayan yapısal bozukluklarının aynı zamanda işlevsel sorunlara da yol açtığını söyledi.
Kadınlık organlarındaki doğumsal yapı bozuklukların görülme sıklığıyla ilgili detaylı istatistiki veriler bulunmadığını, ancak kadınların yaklaşık yüzde 5-6’sında görüldüğünün tahmin edildiğini belirten Çetin, son yıllarda yaygın olarak rastlanılan vajina yokluğunun gelişen tıp imkanları sayesinde artık kabus olmaktan çıktığını ifade etti.
Cinsel ilişkiyi engelleyen bir sorun
Her bin kadından birinde görüldüğü tahmin edilen vajina yokluğunun, cinsel ilişkiye girmeyi engellediğine dikkati çeken Prof. Dr. Çetin, şunları söyledi:
“Yıllar önce bu tür hastalar evlendirildiklerinde cinsel ilişkiye girilemediği için eşleri tarafından baba evlerine gönderilirlerdi. Bir sağlık sorunu olmanın yanı sıra toplumsal yaralar da açan bu durum artık küçük bir cerrahi operasyonla gideriliyor. Eskiden hiç yapılmayan bu tür operasyonları artık laparoskopik yöntemlerle de gerçekleştirmek mümkün.
Son yıllarda standart yöntemin aksine laparoskopik yöntemi tercih ediyoruz. Bu yöntemde, karın duvarında 3 tane kesi açıyoruz. Özel olarak geliştirdiğimiz alet sistemini kullanarak, oluşmamış vajina dokusunun bir haftada normal vajina uzunluğuna getirilmesini sağlıyoruz.”
Prof. Dr. Çetin, bu operasyonda, vajinasını oluşturdukları hastaların sadece cinsel ilişkiye girebildiklerini, ancak çocuk sahibi olmadıklarını belirterek, “Çünkü, doğuştan vajinası olmayan kadınların uterusları (rahim) da olmuyor. Bu durumdaki hastalar adet kanamaları görmediklerinde hekime başvurunca bu anomaliyi fark edebiliyorlar” diye konuştu.
Küçük bir cerrahi operasyonla vajinası oluşturulan hastaların yumurtalıklarının bulunabildiğini, bu durumdaki hastaların anne olabileceklerini anlatan Çetin, şöyle devam etti:
“Ancak, bu hastaların normal yolla hamile kalmaları mümkün değil. Yumurtaları varsa, bu yumurtalar alınmak suretiyle taşıyıcı anne kanalıyla çocuk sahibi olabiliyorlar. Ancak, Türkiye’de yasalar izin vermediği için yurt dışına giden çok sayıda hastamız var.”
Çetin, Türkiye’de tıp alanındaki gelişmelerin Avrupa ülkelerinden geri kalmadığını, bu nedenle sağlıkta yurt dışına döviz kaptırmayı da doğru bulmadıklarını belirterek, “Ancak, elbette taşıyıcı anneliğe Türkiye’de yasalarımızın izin vermesi için bunun öncelikle altyapısını oluşturmak gerekir” diye konuştu.








