Koşmak kilo kaybettirmiyor
28 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Diyet İle Fitness
La Stampa gazetesinde çıkan habere göre fazla kilolardan kurtulmak için koşmanın pek de işe yaramıyor.
İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre, birçok ünlüyü antrenörlük yapan Londralı Greg Brookes, koşmanın kilo vermeyi sağladığının sadece eski ve yanlış bir inanıştan ibaret olduğunu iddia etti.
Birçok kişinin başlarda kilo verdiğini söyleyen Brookes, “Koştukça kendini bir sonraki koşuya hazırlayan vücut, daha fazla yağ depolama eğilimi gösteriyor” dedi. Sadece koşarak kilo vermenin mümkün olmadığını ifade eden Brookes, olağanüstü bir mekanizma olarak nitelendirdiği vücudun kendini her koşula adapte edebildiğini de vurguladı.
Brookes, “Koşmak için ne kadar çok zaman harcarsanız o kadar iyi bir kondisyona sahip olursunuz. Bu nedenle daha az enerji kullanır ve daha az kalori yakarsınız” açıklamasında bulundu.
Yaz beslenmesi için 10 öneri
22 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Diyet İle Fitness
Yaz beslenmesi için 10 öneri
Yaz mevsiminde hava sıcaklıklarındaki yükseliş ve beslenme alışkanlıklarındaki değişimlerle birlikte; yüksek tansiyon, kalp yetmezliği ve koroner kalp hastalıklarında artış gözlenmektedir. Ayrıca sıcak havalarda terleme ile ortaya çıkan su ve mineral kaybı sonucu; baş dönmesi, bayılma hissi ve bulantı gibi sağlık problemleri de görülebilir.
Çikolata yemek için bir neden daha!
19 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Diyet İle Fitness
Çikolata yemek için bir neden daha!
Yapılan bir araştırmaya göre, çikolata kan basıncını düşürerek yüksek tansiyona iyi geliyor.
Avustralya Adelaide Üniversitesi’nden Dr Karin Ried’in yaptığı araştırma, bitter çikolatanın kan basıncını düşürdüğünü ispatladı. Yüksek tansiyon hastaları üzerinde yapılan araştırma, bitter çikolatanın kan basıncı üzerinde, günlük yarım saat yapılacak bir egzersizle aynı oranda etkili olduğunu ortaya koydu.
Çikolatanın içinde bulunan bitkisel kökenli Flavonid, antioksidan özelliğiyle damarları genişletip kan basıncını düşürmeye yardımcı oluyor. Karin Ried ve ekibinin çikolata-sağlık ilişkisini inceleyen 13 ayrı araştırma projesini tek çatı altında topladığı çalışmada, saf kakao ile üretilmiş bitter çikolatanın en tatlı antioksidan olduğu ortaya konuyor.
İngiliz tıp dergisi BMC Medicine’de yayımlanan araştırma sonuçlarına göre, tansiyon hastası olmayan deneklerde ise kan basıncı değişikliği yaratmadığı gözlendi.
Ancak çikolata ile yüksek tansiyon tedavisinin hastalarda uzun vadede nasıl etki yapacağı henüz bilinmiyor. Zira fazla çikolata tüketimi, yüksek tansiyon hastaları için tehlike arz eden fazla kiloları da beraberinde getiriyor.
Bu yüzden tansiyon hastalarının kilolarına dikkat etmeleri gerekirken, son araştırma sonucuna göre diyet programına dâhil olmayan çikolatanın yüksek tansiyona iyi gelmesi, büyük bir ikilem yarattı.
1 ayda selülite veda edin
18 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Diyet İle Fitness
1 ayda selülite veda edin
Kalça ve bacak üstü yağlarını eritmek zordur. Ne kadar diyet yapsanız da bacaklarınızın incelmesini sağlayamazsınız ya da selülitlerinizden bir türlü kurtulamazsınız…
Bu örnek diyetlerinden birini en az 1 ay uygularsanız, diğer diyetlerle arasındaki farkı görebilirsiniz…
‘Anti-selülit diyetlerini’ yaparken şunları aklınızdan çıkartmayın: Mutlaka günde iki litre su için. Sıvı ihtiyacınızı ağırlıklı olarak sudan karşılayın. Ancak kahve, çay, kola gibi selülit yapan içeceklerden uzak durun. Mideniz diyete uyum sağlayana kadar, açlığınızı öğün aralarında salatalık, domates, karpuz gibi kalori değeri düşük yiyeceklerle giderin.
Sağlıklı beslenmek ve zayıflarken selülitleri azaltmak için:
1- Bol su için; günde 2,5- 3 litre… Su vücutta yağ yıkımını hızlandırıp lenf dolaşımını düzene sokarak, zayıflarken oluşmuş selülitlerin azalması için çok önemlidir.
2- Sağlıklı beslenmenizde ve diyet programınızda selülitlerden korunmak ve azalması için bol limonlu salata tüketiniz.
3- Selülitleri azaltıcı etkisi olan C vitamini tüketin.
4- Meyveler de C vitamininden zengin olduğundan beslenme ve diyet programınızda yer almalıdır. Özellikle limon, kivi, portakal, şeftali… Biber ve maydanoz da salatalarınıza bolca koyabilirsiniz.
4- Kilo verirken ve selülitleri azaltırken proteini de ihmal etmemek gerekir. Hayvansal kaynaklı besinler et, tavuk, balık kaliteli protein içermeleri açısından metabolizmanın hızlı çalışmasında ve zayıflarken kas kaybını önlemede önemlidir. Bu önemin yanında zayıflarken selülitlerin de azalması için et grubunu dengeli ve bilinçli tüketmeniz gerekir. Bunun için haftada 2 defa kırmızı et, haftada 2 defa tavuk haftada en az 3 defa balık tüketmelisiniz.
Anti - Selülit Diyeti (1)
Kahvaltı: 1 tam yumurta, yarım su bardağı yulaf ezmesi, 1.5 yemek kaşığı keten tohumu, 2 kaşık kuru üzüm, 1 su bardağı yağsız süt, kahve
Kuşluk: 1 su bardağı yağsız süt
Öğle: Soğan, zencefil, kereviz, yeşil biber, brokoli, mantar ile hazırlanmış tavuk sote, 3 kaşık esmer pirinç pilavı, 1 portakal, yeşil çay
İkindi: 1 su bardağı sebze suyu, kavrulmuş soya fasulyesi
Akşam: Balık ızgara, brokoli, soğan, sarımsak, domates, limon suyu ve baharatlarla hazırlanmış sebze kavurma, ananas suyu
Yatmadan: 1 bardak kakaolu süt
Anti - Selülit Diyeti (2)
Kahvaltı: 1 dilim kepekli tost ekmeğinin üzerine yağsız krem peynir sürün. Üstünü salatalıkla süsleyin. Yanında şekersiz çay içebilirsiniz.
Kuşluk: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Bir tabak yağsız makarna, bir tabak mantar yemeği
Akşam: Salata. Yanında iki dilim kepekli ekmek.
Anti - Selülit Diyeti (3)
Kahvaltı: 2 dilim kepekli tost ekmeği, yağsız beyaz peynir, domates.
Kuşluk: Bir avuç kuru meyve
Öğle: Ispanaklı omlet, bir dilim kepek ekmek
İkindi: Muzlu süt
Akşam: Ton balıklı salata, bir dilim kepekli ekmek
Kilo aldıran 15 neden
18 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Diyet İle Fitness
Kilo aldıran 15 neden
Hayatınızın yarısı çikolattalara imrenerek bakmakla mı geçti ya da her tatlı yediğiniz bir gün için üç gün pişmanlık duyduğunuz halde yine de değil bir kilo bir gram bile vermiyorsanız bu durmua bir son vermenin vakti geldi demektir. Diyetlerinizin işe yaramadığını düşünerek beslenme düzneinizi değiştirmeden önce derinlemesine bir araştırma yapmalı yanlışın nerede olduğunu öğrenmelisiniz. 
1. Hızlı yemek
Hızlı yemek yemek kilo almanıza neden olur bu nedenle yavaş yemelisiniz. Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor.
2. Teknoloji
Diyetlerinizin bir işe yaramamasının en büyük etkenlerinden biri hareketsiz yaşamdır. Eskiden bir arkadaşınızla görüşmek için belki de 10 ya da 15 dakika yürürken şimdi sadece mailleşerek görüşmüş kadar oluyor ya da internet üzerinden sohbet edebiliyorsunuz. Böyle olunca da hareket yerine oturmayı seçiyorsunuz.
3. Tatlandırıcılar Devamını oku
Selüliti bitiren diyetler
12 Temmuz 2010 Yazan admin
Kategori Diyet İle Fitness
Kalça ve bacak üstü yağlarını eritmek herkesin sorunu. Ne kadar diyet yapsanız da bacaklarınızın incelmesini sağlayamazsınız ve selülitlerinizden kurtulamazsınız… 
Fakat bu örnek diyetlerinden birini en az 1 ay uygularsanız, diğerleriyle arasındaki farkı görebilirsiniz…
‘Anti-selülit diyetlerini’ yaparken şunları unutmamalısınız: Mutlaka günde iki litre su içmelisiniz. Sıvı ihtiyacınızı sudan karşılayın. Kahve, çay, kola gibi selülit yapan içeceklerden uzak durun. Mideniz diyete uyum sağlayana kadar, açlığınızı öğün aralarında salatalık, domates, karpuz gibi kalori değeri düşük yiyeceklerle giderebilirsiniz..
Zayıflarken aynı zamanda selülitleri azaltmak için: Devamını oku
Akdeniz Diyeti yapsın kalbi sağlıklı atsın!
27 Temmuz 2009 Yazan Saglik
Kategori Diyet İle Fitness
Çocuklarınızın kalp-damar hastalıklarına yakalanmalarını istemiyorsanız, onları sağlıklı beslenmeye alıştırmalısınız. Uzmanlara göre, sebze-meyve ağırlıklı Akdeniz Diyeti, çocuğa beslenme kültürünün temel öğesi olarak öğretilmeli

Prof. Dr. Tayyar Sarıoğlu çocuklardaki kalp sağlığı konusunda okurlardan gelen soruları yanıtladı:
* Eşim by-pass oldu. Bende de kolesterol var. İleriki yıllarda oğlumuzda da kolesterol olur mu?
Olma ihtimali yüksek ama oğlunuz zamanı geldiğinde önleyici tedbirler alırsa; yani beslenmesine dikkat ederse, egzersiz yaparsa, sigara içmezse kolestrolün oluşma ihtimalini azaltabilir.
* Oğlum henüz 2 yaşında ama kolesterolü olduğu belirlendi. Tedavisi için neler yapmalıyız?
Çocukluk yaşlarında yüksek kolesterol genellikle ailevi geçişi olan bir hastalıktır. Kolesterol düşürücü önlem ve tedavilerin bu durumda çocukluk yaşlarından itibaren kullanılması gereklidir.
STRESLE MÜCADELE EDİN!
* Kızım ilköğretim yıllarından beri sınav stresi yaşıyor. Bu durum kalp sağlığını nasıl etkiler?
Doğrudan sınav stresinin kalp rahatsızlıklarına yol açma ihtimalini söylemek zor. Ancak stresle mücadele etme veya stresi yönetme eğitiminin çocukluk yaşlarında başlatılması çok önemlidir. Stresle baş etme, stresi yönetme, öğrenilen ve öğretilebilen bir durumdur.
* Geceleri oğlumun nefes almakta güçlük çektiğini ve sıçrayarak uyandığını görüyorum. Sizce bu durum, kalple ilgili bir sorundan kaynaklanabilir mi?
Doğumdan itibaren söylersek, nefes alıp vermede güçlük, beslenme isteksizliği, kilo alamama, morarma gibi belirtiler erken çocukluk dönemindeki kalp rahatsızlıkları için başlıca belirtilerdir. Daha büyük çocuklarda ise; çabuk yorulma, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, efor sırasında göğüs ağrısı, gelişme geriliği gibi belirtiler kalp hastalıklarının göstergeleri arasında yer alabilir.
DENGELİ BESLENMEK ŞART!
* Eşim ve ben çok yoğun çalışıyoruz ve beslenme alışkanlıklarımız çok farklı. Kızımızı daha sağlıklı büyütmek için, onu hangi gıdalardan uzak tutmalıyım?
Erişkin yaşlarda kalp-damar hastalıklarına neden olan yanlış beslenme, henüz iki yaşından itibaren damarlarda yağ birikmesi ve kireçlenme başlatmaktadır. Bu nedenle sağlıklı beslenme kültürü yani meyve sebze ağırlıklı, sıvı yağların kullanıldığı, dengeli bir şekilde et ve süt ürünlerinin tüketildiği beslenme, kültürümüzün temeli olarak çocuklarımıza öğretilmeli ve alıştırılmalıdır. Buna Akdeniz Diyeti diyoruz.
* Beslenme şekli kaç yaşından sonra kalp sorununa yol açar?
Kişinin doğru ve dengeli beslenmeye çok erken yaşlarda başlaması gerekiyor. Yanlış beslenme, hareketsiz yaşam ve sigara birlikte olunca kalp-damar hastalıkları çok erken yaşlarda kendini göstermeye başlıyor. Bizim 30 yaşından küçük çok fazla hastamız var. Mesela azımsanamayacak kadar zok sayıda, henüz 20li yaşlarının başlarında olan koroner hastamız bulunuyor.
Meyve diyeti sanıldığı kadar masum değil!
26 Temmuz 2009 Yazan Saglik
Kategori Diyet İle Fitness
Zayıflamak isteyenlerin can simidi haline gelen meyveler sanıldığı kadar masum mu? Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümünden Seçil Kenar, …

Zayıflamak isteyenlerin can simidi haline gelen meyveler sanıldığı kadar masum mu? Memorial Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümünden Seçil Kenar, diyette özel bir yeri olsa da meyve tüketiminin abartılmaması gerektiğini söyledi.
MİKTARA DİKKAT
Muz, incir, hurma, kavun ve üzümün miktarlarına dikkat edilerek yenilmesini öneren Kenar şöyle konuştu: “Meyve bir karbonhidrattır. İçerisinde fruktoz denilen meyve şekeri vardır. Sukroza göre vücutta daha az insülin salgılanmasına sebep olur. Fruktoz, bir günde fazla miktarda tüketilirse karaciğerde trigliseride dönüşür. Trigliserid, kanda bulunan bir çeşit yağdır. Trigliseridin fazla tüketilmesi damar serliği ve karaciğer yağlanmasına sebep olur. Sonuçta meyveler kalorisiz değildir. Fazla tüketildiğinde vücudun o enerjiye ihtiyacı yoksa yağ olarak depolanacaktır.”
ZARARLI OLABİLİR
Meyve diyetlerinin, düşük kalorili, karbonhidrat içeriği yüksek, protein ve yağ içeriği düşük olduğuna dikkat çeken Kenar, diyette olanlara ve meyve diyeti yapmayı düşünenlere şu önerilerde bulundu: “Meyve diyetleri, tüketmeniz gereken günlük aminoasitlerden ve gerekli yağ asitlerinden yoksundur. B grubu vitaminleri bu diyette eksiktir. Uzun süreli uygulandığında enzim faaliyetlerinin zarar görmesine, sinir ve beyin fonksiyonlarında hasara, tansiyon düşüklüğü, kalp hastalığı gibi birçok sağlık problemine yol açabilir. Bu tür diyetler 7 günde 4 kilo verilebileceğini vaat etmektedir. Bu kadar kısa sürede kaybedilen ağırlığın çok azı yağdan olmakta, çoğu kas ve sudan olduğu için diyet bittikten sonra verilen kilolar hemen geri alınmaktadır. Bu tür diyetler, bazal metabolizma hızını bozup, daha sonrası için ağırlık kaybetme hızını yavaşlatır.”
Diyet mönüsü
17 Temmuz 2009 Yazan admin
Kategori Diyet İle Fitness
Avusturya’da dünyanın en zenginlerinin, Rus oligarkların ve Hollywood ünlülerinin kilo vermek için ziyaret ettiği Viva Mayr kliniğinde uygulanan sağlık programının kitabı çıktı. İşte mucize diyet için bir günlük örnek diyet programı: 
KAHVALTI
Fındıklı meyveli müsli
* 15 gr ceviz
* 15 gr badem
* 2 yemek kaşığı keten tohumu
* 80 gr tuzsuz, yumuşak keçi ya da koyun peyniri
* 1 çay kaşığı bal
* 2-3 yemek kaşığı şekersiz soya sütü
* Limon ya da portakal suyu (tatlandırmak için)
* 100 gr taze mevsim meyveleri
* 3 yemek kaşığı kenevir ya da keten tohumu yağı
Hazırlanışı: Devamını oku
Diyetler neden yarım kalıyor?
15 Temmuz 2009 Yazan admin
Kategori Diyet İle Fitness
Diyet yaparken motivasyonun en yüksek olduğu dönem ilk haftadır. Eğer diyete başlarken kişiye, ilerleyen haftalarda karşılaşacağı güçlükler tam olarak anlatılmazsa, her hafta motivasyonu azalır ve sonunda diyet yarım kalabilir.
Diyete başlarken her şey harika görünebilir. Motivasyonun en yüksek olduğu dönem diyetin ilk haftasıdır. İlk hafta su kaybı ve metabolizmanın düşük kaloriye ve yeni beslenme biçimine hızlı cevabı yüzünden çok iyi kilo verilir. İlk hafta 2 ile 4 kilo kayıp yaş, egzersiz seviyesi ve vücut cüssesine göre değişen miktarda olabilir. Eğer bireye ileriki haftalarda karşılaşacağı güçlükler en baştan anlatılmazsa ilerleyen her hafta bireyin motivasyonu azalır ve diyet yarım kalır.
İlk hafta hızlı kilo gider sonra yavaşlar Devamını oku








